Bilgiler

Kazakistan Hakkında

Kazakistan Cumhuriyeti 1991 yılında siyasi haritalarda belirerek Avrasya'nın merkezinde konumlanmıştır. Kaynağı Türkçe olan Kazak kelimesinin anlamının "hür adam" olduğu düşünülmekte ve bu lakabın tarihsel olarak hürriyetlerine düşkün yörüklerden oluştuğu göz önüne alındığında yerinde bir tanımlama olduğu ortaya çıkmaktadır.

Binlerce yıl boyunca, bu yörükler kalabalık büyük baş hayvan sürülerini gütmüşler, bölgenin yamaçları ve nehir vadilerinde zengin toprakları işlemişlerdir. Değerli kürklerin sevk edildiği tarihi İpek Yolu ve Baharat Yolu'nun her ikisi de bölgeden geçerek Kazakistan'ı kültürel, ticari ve ekonomik anlamda Asya ile Avrupa arasında önemli bir köprü konumuna getirmiştir.

 

Pek çok milletin ülkesi

Kazakistan pek çok değişik milliyette ve inanca sahibi olan kişilerin ortak tarihsel kaderi ile birleşmiştir. Bu gelenek ile, geçmiş ve dil çeşitliliğine Kazakistan Cumhuriyeti tarafından son derece değer verilmektedir ve bir Japon atasözünün gerçeği yansıttığı görüşü benimsenmiştir: "Akrabalarınız olmadan da yaşayabilirsiniz ama komşularınız olmadan yaşamanız mümkün değildir."

Kazakistanlılar bu çeşitlilikten gurur duymaktadırlar. Kazakistan, yüzyıllar boyunca ve nesiller değiştikçe her zaman halk arasında var olan dostluk ve tolerans duygularının gelişmesini desteklemiştir.

Halen Kazakistan'da 130 ülke vatandaşı yaşamaktadır. Nüfusun %66'ünü Kazaklar, %21'unu Ruslar ve geri kalan %13'sını ise Ukraynalılar, Özbekler, Almanlar ve Tatarlar oluşturur. Yaygın dini inanışlar Müslümanlık ve Hıristiyanlıktır.

Kazakistan'ın resmi dili Kazakça'dır ancak genç nesil hızla üç dil konuşur hale gelmektedir. Devlet daireleri ve diğer kuruluşlarda hem Kazakça hem de Rusça kullanılmaktadır. Kazakça ataların dili olarak değerlendirilmekte, Rusça yaygın olarak kullanılmakta ve İngilizce büyüyen popülerliği ile özellikle iletişim ve yabancılarla konuşmak üzere kullanılmaktadır.

 

Geleceğin şehri

Kazakistan'ın başkenti Astana 1830 yılında bir kale olarak ortaya çıkmıştır ve sadece 1997 yılından bu yana ülkenin başkentidir. Astana, genç ancak hızlı büyüyen, geniş olanakları ile, sonsuz fırsatların ve parlak fikirlerin oluştuğu bir şehirdir.

1999 ylında Bolivya'nın başkenti La Paz ve Astana UNESCO tarafından "Barış Şehirleri" ödülüne layık görülmüştür. Astana adına yakışır bir şekilde "sosyal refahın model şehiri" kavramının gerçekleşmesi için çalışmaktadır.

Kazakistan Başkanı Nursultan Nazarbaev'de Astana'da yenilikçi projelerin geliştirilmesinin sağlanması konusunda son derece isteklidir. Kazakistan'ın başkentinde hali hazırda pek çok ilgi çekebilecek yer bulunmaktadır:

  • Oceanarium, bazen "bozkırda bir deniz damlası" olarak da anılmaktadır.
  • Dünyanın en geç opera tiyatrosu. Dmitry Khvorostovsky'de dahil olmak üzere pek çok uluslararası meşhur sanatçı burada sahne almıştır.
  • Astana'ya tepeden bakan “Baiterek” anıtı, cam ve betondan yapılmış ve tüm şehrin panaromik manzarasını buradan görmek mümkündür.

Astana sadece eşsiz mimari stili ile değil aynı zamanda açıklığı ve misafirperverliği ile geleceğin şehridir. Astana, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve Pope John Paul II'yi ağırladı. Kazakistan'ın başkenti iş adamlarına, turistlere, sanatçı ve sporculara kapılarını açmaktadır.

 

Almatı adındaki yıldız

Bazı dünya şehirleri görüntüleri ve hafızalarda kalan simgeleri ile ileriye çıkarlar. Örneğin sadece San Fransico'nun adı Golden Gate Köprüsünün görüntüsünü çağırıştır. Paris ise Eyfel Kulesi ile özdeşleşmiştir. Kazakistan'da da Almatı şehri ebedi görüntüsü ile etkileyici güzellikteki Medeo Vadisi'ni sunmaktadır.

Almatı aynı zamanda değişik kültürlere sahip insanlarıda bir araya getirmeyi başaran bir şehirdir. Avrupa ve Doğu kültürleri burada iç içe geçerek, şehir halkının açık görüşlü ve dostane davranışlar sergilemesine neden olmaktadır. Şehrin çok gelişmiş bir altyapısı, yüksek hayat standardı, güçlü ekonomisi ve uluslararası standartlarda dinlenme merkezleri bulunmaktadır.

 

Bir kez gören asla unutmaz

Dünyadaki dokuzuncu büyük ülke olmasına rağmen, Kazakistan pek çok kişi için hala bilinmeyen ve esrarengiz bir ülkedir. Çok sık seyahat eden kişiler dahi Kazakistan'da her seferinde pek çok büyüleyici şey bulurlar: zirveleri karla kaplı dağlar, geniş ovalar, derin nehirler, kavrulmuş çöller, çiçeklerle bezenmiş göz alabildiğine uzanan düzlükler ve el değmemiş ormanlar.

Kazakistan'ın doğal güzellikleri eşsizdir. Zirvelerinde her zaman kar ve buzul bulunan Tyan-Shan, Tarbagatay ve Altay dağları ülkenin güney, güney doğu ve batı kısmında uzanırlar. Dünyanın en büyük gölü olan Hazar Denizi ülkenin batısında yer alır ve Sary Arka bozkırı yarısı tuzlu yarısı tatlı sudan oluşan büyüleyici Balkaş Gölüne ev sahipliği yapar. Kuzey Kazakistan benzer doğal güzelliklere sahiptir ve yüzlerce eşsiz çam ağaçları ile çevrelenmiş buzul göllerini Kokshetau bölgesinde barındır.

Tabi ki Kazakistan ile ilgili tüm ilgi çekici yerleri yazmaya kalksak sayfalar gerekebilir. Bayan Aul ulusal parkında yer alan kaya resimleri ve heykeller unutulamaz güzelliktedir, ayrıca, Kurgaldzhino doğa koruma alanı içerisinde 300'ü aşkın bitki türü bulunmaktadır ve bu park flamingoların göç yolları üzerindeki en kuzey noktadır.

Ülkenin doğal kaynaklarını, ulusal parklarını, eşsiz doğasını, bitki ve çiçek örtüsünü koruma konusu üzerinde önemle durulmaktadır. Kazakistan en iyi ekolojik gezi noktasıdır. Bozulmamış çeşitliliği ile çok güzeldir.

Dinlenmeyi ve aynı zamanda doğal güzellikleri ön plana çıkartmak isteyenler, Kokshetau doğa parkında yer alan dinlence yerini ve ılıcaları, tedavi edici çamur banyolarını ve mineral su kaynaklarını tercih edebilirler.

 

Kazakistan'a Hoşgeldiniz

Artık tüm dünyayı büyüleyici gelenekler, inanılmaz güzellikteki el değmemiş doğa veya titizlikle harmanlanmış eski ve modern için arama yapmanız gerekmiyor: sadece Kazakistan'a gelin. Kazakistan'da misafirler Avrasya'nın kalbini tanırken, en iyi şekilde misafir edileceklerdir.